Doruk Madencilik işçileri, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesindeki Yunus Emre Termik Santrali ve bu santrale kömür sağlayan maden sahalarında çalışan işçilerdir. Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı bir şirkettir ve holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız’dır. Aynı grup içinde madencilikten seramiğe ve enerjiye uzanan çok sayıda faaliyet alanı yer almaktadır.
Sermaye Nasıl Beslenir? Özelleştirme, TMSF satışı ve devir süreci
Adularya/Yunus Emre Termik Santrali ve bağlantılı varlıklar, 15 Temmuz sonrasındaki süreçte kayyım ve ardından TMSF yönetimine geçti. Daha sonra TMSF bu enerji ve maden bütünlüğünü satışa çıkardı. Böylelikle bir kamu işletmesi, yani TMSF’nin elindeki Adularya Enerji Üretimi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihale yoluyla Doruk Madencilik’e devredildi. Diğer bir deyişle, TMSF’nin satış süreci sonunda ihaleyi Doruk Madencilik kazandı. İhale bedeli yaklaşık 3,3 milyar TL idi. Doruk Madencilik’in kendi açıklamasına göre mülkiyet devri 9 Aralık 2022’de tamamlandı ve 705 işçi şirkete aktarıldı.
Özetle: TMSF yönetimindeki Adularya/Yunus Emre hattı, 2022’de Doruk Madencilik’e devredildi; işçiler de bu devir sürecinin ardından yeni bir patronaj düzeni altında, eski haklarının büyük bölümünü fiilen kaybederek çalışmaya zorlandı. İşçilerin sonraki yıllarda dile getirdiği temel itiraz da tam olarak buydu: şirket değişti ama işçilerin hakları korunmadı.
İşçiler hangi hak ihlalleriyle karşılaştı?
Doruk Madencilik işçilerinin kamuoyuna taşıdığı sorunlar, tek tek olaylardan çok, bir hak ihlali rejimi oluşturuyor. Yeraltında bu devir sonrası tümüyle ortadan kalkan işçi sağlığı iç güvenliği tedbirleri nedeniyle ölüm tehdidi altında çalışan işçilerin ücretleri önce eksik ve gecikmeli olarak ödenirken, ardından ödenmemeye başladı. İşçiler aylarca çalıştıkları halde paralarını alamadılar. İşten çıkarmalarda kıdem ve ihbar tazminatları verilmiyor, işçiler ücretsiz izne gönderiliyordu. Üzerine maaşlar düşürülüyor ve sigorta primleri eksik yatırılıyordu. Yani canı elinde, kefeni cebinde yeraltında güneşi görmeden çalışan işçiler evine ekmek götüremez, çocuğunu bile doyuramaz hale getirilmişti.
İşçiler örgütlenmedi mi, direnmedi mi?
2022 devri sonrasında işçiler, geçmiş alacaklarının ve yeni dönem haklarının güvence altına alınmadığını söylemeye başladı. Devir, şirket için yeni bir başlangıç olarak sunulsa da, işçiler açısından belirsizlik, güvencesizlik ve hak kaybı dönemi oldu.
Eylül 2023’te Doruk Madencilik işçileri kendilerini madene kapatarak açlık grevine başladı. Bu eyleme yaklaşık 165 işçi katıldı. O dönemde işçilerin başlıca şikâyetleri ödenmeyen maaşlar, biriken alacaklar ve ücretlerin düşürülmesiydi. Devirden sonra yüzlerce işçi ücretsiz izne çıkarılmış ve ücretler fiilen yarıya kadar çekilmişti. İşçiler bu saldırıya açlık grevi ve kendilerini madene kapatarak yanıt verdiler.
Mart 2025’te işçiler bu kez Ankara’da, doğrudan Yıldızlar Holding önünde eylem yaptı. O aşamada sorun hâlâ çözülmemişti; haberlerde işçilerin dört ayı aşkın süredir ücret alamadığı belirtildi. Yani kriz geçici değildi; kalıcı bir gaspa dönüşmüştü.
Haziran–Temmuz 2025’te aynı grubun işlettiği Yunus Emre Termik Santrali işçileri de aylardır ücret alamadıkları için iş bıraktı. Böylece sorun yalnızca maden işletmesiyle sınırlı olmaktan çıktı; aynı sermaye grubunun enerji tarafında da benzer bir ücret rejimi ve emek sömürüsü krizi görünür oldu.
Nisan 2026’da Doruk Madencilik işçileri, Mihalıççık’tan Ankara’ya yürüyüş başlattı. İşçiler yaklaşık bir hafta boyunca yürüyerek Ankara’ya ulaştı ve burada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde oturma eylemi ve açlık grevi başlattılar.
İşçiler Türkiye’nin aç ve çıplak olduğunu ifade ederek soyundular ve bedenlerine sloganlar yazdılar. Polis çeşitli kereler işçilere müdahale ederek işçileri dövdü, tekmeledi.
İşçiler, “Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz… Polisler Ankara halkı biz görmesin diye gözaltı araçlarını önümüze çekti. Konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmüyoruz.” diyerek oturma eylemi ve açlık grevine başladılar.
21 Nisan 2026 tarihinde 110 madenci gözaltına alındı. Battaniye, tuz ve şeker, ilaç ve doktor talepleri Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından reddedildi. Madenciler 14 saat sonra serbest bırakıldılar. Serbest bırakılmalarının ardından yaptıkları açıklamada, sorunları çözülmeden Ankara’yı terk etmeyeceklerini, sonuç alana kadar direnmeye devam edeceklerini söylediler.
İşçiler ne istiyor?
1. Maden işçilerine aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının; ikramiye, yıllık izin, sendikal haklarla beraber ödenmesi,
2. TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alıp, dava açmış veya açmamış tazminat hakları ödenmeyen tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,
3. Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
4. İSİG kurallarına uygun, güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
5. Sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
6. İş güvencesi ve madenin sürdürülebilir olması adına madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınmasını.
Bakanlık ve Yıldızlar SSS Holding ne yanıt verdi?
Konuya ilişkin 23 Nisan 2026 günü açıklama yapan Yıldız SSS Holding İK’sı, Doruk Madencilik işçilerinin ve Bağımsız Maden-İş’in kamuoyunda görünür kıldığı sorun ve talepleri “son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan asılsız haberler ve bu haberlerin kimi çevreler tarafından eksik ya da yanlış yorumlanması” olarak nitelemiştir. Ardından yaptıkları şirket faaliyetini kar amacını yokmuş gibi “Doruk Madencilik A.Ş. bünyesinde bulunan Yunus Emre Termik Santrali ile ülkemizin enerji arzına katkı sunmaya çalışılmaktadır” diye adeta şekere bulamıştır. Şirket, geçiş sürecinde işçilerin tazminatlarının ödenmemesini ise inkâr etmiştir. Fakat hemen ardından “elektrik fiyatlarında yaşanan gelişmeler işletmemizde de bazı sıkıntıları beraberinde getirmiştir” ile uzun bir şekilde devletin sabit satış fiyatı sağlamamasından şikâyetle serbest piyasadan yakınmış, ardından bu kadar az kar ederlerse ve kömürü yüksek fiyata almaya devam ederlerse artık enerji üretmeyeceklerini söyleyivermiştir. Bu noktada Akbelen’e saldıran ve Esra Işık’ı tutuklatanlarla aynı dertten muzdarip oldukları çok açıktır. Diğer yandan ülkemizin ‘enerji arzı’ gibi ‘kutsal’ bir görevi bu kadar kolay ve kar için terk etmeleri de şaşkınlık vericidir.
Açıklamanın kalanında, nasıl yeterince çok, kat be kat kar etmedikleri için üretimi durdurup işçileri ücretsiz izne gönderdiklerini, bu esnada üyeleri bu muameleyi görürken “sendikamız” dedikleri Türkiye Maden İşçileri Sendikası ile nasıl huzur dolu bir ortamları olduğunu anlatmaktadırlar.
Daha da vahimi, anlaşıldığı kadarıyla Yıldızlar SSS Holding krizi fırsata çevirerek politik olarak Doruk Maden işçilerinin Ankara ortasındaki eylemini bir baskı unsuru olarak kullanmakta, EÜAŞ’a, yani Enerji Bakanlığı’na, yani iktidara sabit fiyatlı elektrik satış anlaşması yapmak üzere şantaj yapmaktadır: “Bu süreçte şirketimiz sabit fiyatlı elektrik satış anlaşması yapmak amacıyla Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ile görüşmelerine devam etmektedir. Bu durum gerçekleştiğinde santralimizin yeniden üretime başlama imkânı doğacaktır.” İşçilerin alacakları, EÜAŞ elektrik için sabit fiyat garantisi verirse ödeneceği şeklinde bir ifade ile ateş topunu iktidarın üzerine atmaktadırlar. Bir de olursa ödemenin Türkiye Maden-İş Sendikası üzerinden yapılacağını işaret ederek kazan kazana oynamaktadırlar: “Bunun yanında tüm çalışma arkadaşlarımızın şirketimizden alacaklarının ödenmesi için de çalışmalarımız devam etmektedir. Yetkili sendikamız ile diyalog halinde en kısa sürede alacaklarının tamamı ödenecektir.”
Kendi yaptıkları sonuna kadar siyaset olmasına rağmen hemen sonraki paragrafta işçilerin sorunları ve taleplerini sahiplenerek kamuoyunda dile getiren Bağımsız Maden-İş sendikasını siyaset yapmakla, asparagas bilgi üretmekle suçlamaktadır. Bir kez daha hatırlatalım: Bağımsız Maden-İş ülkenin yasaları çerçevesinde kurulmuş bir sendikadır. Ve işçilerin istedikleri sendikaya üye olmaya hakkı vardır. Sendika dediğimiz şey ‘sizin sendikanızın’ yapmadığı şekilde üyelerinin hakkını savunur; yetkiyi de kağıt üzerinde değil, üyelerinin iradesinden, fiili meşru mücadelesinden alır. Ayrıca daha da vahim olanı, Bağımsız Maden-İş’in ifade ettiği ve asparagas dedikleri bilgiyi biraz sonra kendileri de şu şekilde itiraf etmekten de geri durmamaktadır: “Halihazırda görevine devam eden veya ücretsiz izne çıkarılan çalışma arkadaşlarımızın ortalama olarak farklı aylardan kalan yaklaşık ortalama üç aylık maaşları henüz maalesef ödenememiştir.”
Bakanlık ne dedi?
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ise 24.04.2026 tarihinde yaptığı açıklamasında işçi temsilcilerinin de katıldığı bir toplantı yapıldığını ifade etmektedir. Ancak sorunlarını ve taleplerini kamuoyu önünde dile getirerek bu toplantının yapılmasına neden olan Bağımsız Maden-İş üyesi işçilerden hiçbirinin bu toplantıda yer almadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu temsilcilerin kimi, neyi ve kim adına temsil ettiği sorusu açıkta kalmaktadır. Bakanlık açıklamada “çözüm odaklı” bir yaklaşım benimsendiğini belirtirken, sorunun asli öznesinin dahil edilmediği bir süreçte hangi taraflarla ve hangi içerikle çözüm üretileceği hususunda da herhangi bir açıklık getirmemektedir.
Bakanlık açıklamasında ayrıca “söz konusu işyeri hakkında Bakanlığımıza intikal eden başvurular” ifadesine yer verilmektedir. Ancak bu başvuruların kim tarafından ve ne zaman yapıldığı belirtilmemektedir. Kaynağı ve zamanı belirsiz bu başvurular doğrultusunda, Bakanlık bünyesindeki Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından denetim ve incelemelerin yürütüldüğü, bu kapsamda toplu iş sözleşmesi hükümlerine uyulmaması nedeniyle yaklaşık Yirmi üç milyon beş yüz yetmiş yedi bin seksen sekiz Türk lirası (yaklaşık 840 asgari ücrete) idari para cezası kesildiği ifade edilmektedir.
Öte yandan, Bakanlık binlerce işçiyi mağdur eden, ücretlerini ödemeyen ve kıdem tazminatlarına el koyan şirketin söz konusu alacakların 36 milyon TL’lik kısmını 24.04.2026 tarihinde işçilerin hesaplarına yatırılacağını belirtmiştir. Ancak bu tutar, Doruk Madencilik işçilerinin toplam alacaklarının yaklaşık ellide biridir.
Yıldız SSS Holding yalnız Doruk Maden işçilerinin mi canını yakıyor?
Nesko Madencilik ve Şebinkarahisar çevre felaketi
Şebinkarahisar’da ne oldu?
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Nesko Maden’in işlettiği Şebinkarahisar Maden İşletmesi 2008 yılında holding bünyesine katıldı.
18 Kasım 2021’de, Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde Nesko Madencilik’e ait atık barajının iç seti yıkıldı. Olayın ardından DSİ, Tarım ve Orman ve Çevre birimlerinden oluşan teknik heyet sahaya gönderildi. Valiliğin açıklaması set yıkımını doğruladı ve olay resmi makamlarca da kabul edildi.
Olayın büyüklüğü ve vahameti kısa sürede ortaya çıktı. Çevreye yayılan ağır kimyasal atık miktarı yaklaşık 4 bin 500 tondu; bu atık Kılıçkaya Barajı’na, oradan daha geniş su sistemi boyunca Kelkit Vadisi, Yeşilırmak hattı ve tarımsal alanlara yayıldı. Baraj ve sulama hatları üzerinden çok daha geniş bir coğrafyanın bu atıktan etkilendiği görüldü.
Konu, Nesko Madenciliğin “bir havuz çökmesi” olayı değildi. Bu, ağır metal ve kimyasal içerikli maden atıklarının, bölgenin su varlıklarına, tarımsal sulama kaynaklarına ve yaşam alanlarına karışması anlamına geliyordu. Kılıçkaya Barajı’na dek ulaşan kimyasal atıklar tarım arazilerini ve su kaynaklarını kirletti.
Peki devlet ne yaptı?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olay sonrası şirkete 12 milyon TL idari para cezası uygulandığını ve işletmenin faaliyetinin durdurulduğunu açıkladı. Ancak çevre örgütleri ve meslek odaları, bu cezanın felaketin büyüklüğüyle kıyaslandığında yetersiz olduğunu ve sorunun yalnızca para cezasına indirgenemeyeceğini vurguladı. Dahası, işletmenin kaçak olarak devam ettiği yönünde bilgiler vardır.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Şebinkarahisar’daki olayı “öngörülemez bir kaza” olarak değil, şirketin ve denetleyici kurumların sorumluluğuyla oluşmuş bir yıkım olarak değerlendirdi. Oda, yaşananların kaza ya da facia diye geçiştirilemeyeceğini, bunun kamu otoritesinin ve şirketin ortak ihmal zinciri içinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Yalnız Doruk Madencilik İşçileri mi?
Yıldızlar SSS Holding şirketlerinde işçi hakları karnesi – kısa bir özet
2004 – Eti Gümüş / Kütahya
Yıldızlar SSS Holding, Eti Gümüş’ü 2004 yılında özelleştirme yoluyla devraldı. İşletme sonraki yıllarda ücretlerin ödenmemesi, işten çıkarmalar ve işçi eylemleriyle gündeme geldi. 2019’da ödenmeyen işçi maaşları ve işten çıkarmalar kamuoyuna yansıdı. Daha yakın dönemde ise Elazığ Maden’de ETİ Gümüş/ETİ Krom hattında yaklaşık 100 işçi 7 aylık maaşını alamadı, 2025’te bazı işçilerin işten çıkarıldı ve emekli olanlara tazminat ödenmedi.
2009 – Yıldız Bakır
Yıldız Bakır, 2009’da özelleştirme yoluyla alındı. Şirket daha sonra düzensiz maaş ödemeleriyle gündeme geldi.
2010–2013 – Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ
Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ, 2010’da 485 milyon dolara özelleştirme yoluyla devralındı. Ancak 2013’te TETAŞ’a olan yaklaşık 180 milyon TL borcun ödenmemesi üzerine EPDK şirket yönetimine el koydu.
2014 – Çankırı Kurşunlu
Çankırı Kurşunlu’da Yıldızlar SSS Holding’e bağlı işletmede işçiler 7 ay maaş alamadıkları için yol kapatma eylemi yaptı. Bazı kaynaklarda eyleme katılan işçi sayısı 100 işçi olarak verildi. İşçiler D-100 karayolunu trafiğe kapattı ve ücretlerinin ödenmesini istedi.
2015 – Bilecik Söğüt / Söğütsen Seramik
Bilecik Söğüt’teki Söğütsen Seramik fabrikasında yaklaşık 1000 işçi, Aralık ve Ocak ücretlerini alamadıkları için iş bıraktı. İşçiler 2 aylık ücretlerinin tamamının ödenmesini ve ücret gecikmelerinin tekrar etmemesini istedi.
2018 – Çankırı Kurşunlu
Aynı hatta 2018’de bu kez yaklaşık 1000 işçinin ücretsiz izne çıkarıldığı, ücretlerinin ödenmediği ve işten çıkarılma tehdidiyle karşılaştığı belirtildi. Patron, işçileri “kriz” gerekçesiyle yaklaşık iki ay önce ücretsiz izne çıkardı; işçilere ne ücretleri ödendi ne de resmi tebligat yapıldı.
2020 – Çanakkale Yenice Maden İşletmesi
Çanakkale Yenice’de maaşlarını alamayan ve işten çıkarılan işçiler maden ocağını işgal etti. Eylem 7 gün sürdü. Çanakkale Valisi’nin devreye girmesiyle eylem sona erdi; ancak sonrasında şirketin birçok işçiyi işten çıkardığı belirtildi.
2022 – Yunus Emre Termik Santrali / Doruk Madencilik
Eskişehir Mihalıççık’taki Yunus Emre Termik Santrali ve bağlantılı maden sahası, TMSF süreci sonrası 2022’de Doruk Madencilik’e geçti. Devir sonrasında işçiler, ücret alacakları, tazminatlar, ücretsiz izin ve iş güvencesi sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. 2026’daki sendika açıklamasına göre mağdur edilen işçi sayısı 1200’den fazla olarak ifade edildi.
2023 – Doruk Madencilik
2023’te Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen alacaklar nedeniyle kendilerini madene kapatarak açlık grevine başladı. Haberlerde eyleme yaklaşık 165 işçinin katıldığı belirtildi. Çalışma Bakanlığı’nın 2026 açıklamasında da 2023 yılında toplu iş sözleşmesinden kaynaklı bireysel alacakların ödenmemesi nedeniyle işverene 3 milyon 284 bin 946 TL idari para cezası kesildiği duyuruldu.
2025 – Yunus Emre Termik Santrali
Eskişehir Mihalıççık’ta SSS Yıldızlar Holding’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde yaklaşık 500 işçi, aylardır ücretleri ödenmediği için iş bıraktı. Evrensel’in haberinde işçilerin arasında icralık durumda olanların da bulunduğu, işçilerin aylardır maaş alamadığı ve üretimi durdurduğu aktarıldı.
2025 – Trabzon Yomra–Sürmene Maden İşletmesi
Trabzon Yomra–Sürmene Maden İşletmesi’nde işçilerin 3 ay maaş alamadığı ve bazı işçilerin tazminatsız biçimde işten çıkarıldığı ifade edildi.
2025 – Doruk Madencilik / Yıldızlar SSS Holding önü
Mart 2025’te Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde eylem yaptı. İşçiler, yalnızca Doruk Maden’de değil, holdingin başka işletmelerinde de ücretlerin ödenmediğini dile getirdi. Haberlerde işçilerin “sadaka değil hakkımızı istiyoruz” diyerek holding kapısına dayandığı aktarıldı.
2026 – KMK Madencilik / Kütahya
Kütahya’daki KMK Madencilik’te işçiler ücret ödemelerinin düzensiz olduğunu, bazı dönemlerde 3 ay boyunca maaş alamadıklarını, 2026’da Şubat ve Mayıs alacaklarının ödenmediğini ve ücretsiz izne gönderildiklerini belirtti. Bu bilgiler Bağımsız Maden-İş’e ulaşan işçi beyanları üzerinden aktarıldı.
2026 – Elazığ Maden / ETİ Gümüş–ETİ Krom hattı
Elazığ Maden’de SSS Yıldızlar Holding’e bağlı ETİ Gümüş/ETİ Krom hattında yaklaşık 100’e yakın personelin 7 aylık maaşını alamadığı, 2025’te işten çıkarıldığı ve emekli olanlara tazminat verilmediği ifade edildi.
Neden önemli?
Bir yanda yıllara yayılan, binlerce işçinin ödenmeyen ücretleri ve gasp edilen tazminatları var. Yıllara yayılan bu gasplar üst üste konulduğunda ortaya ciddi bir el koyma çıkmaktadır. Diğer yanda ise madencilik faaliyetinin geride bıraktığı zehirli atık, kirlenmiş su kaynakları ve uzun vadeli ekolojik tahribat; havası, suyu ve toprağı zehirlenmiş binlerce köylü ve yurttaş bulunmaktadır. Devletin ise çeşitli kanunsuzluklar nedeniyle kestiği cezalar daha ziyade şaka kategorisinde sayılabilecek düzeydedir. Daha da vahimi, bu cezaların hiçbiri oluşan zararı ortadan kaldırmadığı gibi, şirketin haklarına el koyduğu, aç ve açıkta geçinemez hale getirdiği köylü ve işçilerin zararının ortadan kaldırılmasına da hiçbir katkıda bulunmamaktadır.
Mihalıççık’ta, Osmangazi’de, Çankırı Kurşunlu’da, Bilecik Söğüt’te, Çanakkale Yenice’de, Trabzon Yomra–Sürmene’de, Kütahya’da, Elazığ’da işçinin sofrasına el uzatan, çocuğunun lokmasına göz koyanlar; Şebinkarahisar’da suyu ve toprağı zehirleyerek binlerce köylü ve yurttaşı mağdur edenler bir ve aynıdır.
Doruk Madencilik işçileri, madenciler bugün yalnız kendilerinin değil, kendileri gibi emeklerine ve topraklarına çökülen binlerin, milyonların hakkının savunmasının öncü kuvvetleridir.
Cesaretleri bulaşıcıdır.
Yenilgileri yenilgilerimiz,
Zaferleri zaferimizdir.