Araknea GündemLevi’s, Çalışma Koşullarına İlişkin Yanıltıcı İddialar Nedeniyle Dava Edildi

Levi’s, Çalışma Koşullarına İlişkin Yanıltıcı İddialar Nedeniyle Dava Edildi

by araknea

21 Nisan 2026 tarihinde, Temiz Giysi Kampanyası’nın (Clean Clothes Campaign, CCC) Hollanda ofisi, Çok Uluslu Şirketler Araştırma Merkezi’nin (Centre for Research on Multinational Corporations, SOMO) desteğiyle, denim devi Levi Strauss & Co.’nun Hollanda ve Belçika’daki iştirakleri olan Levi Strauss Nederland B.V. ve Levi Strauss & Co Europe B.V.’ye karşı önemli bir dava açtı. Davanın temel argümanı, söz konusu şirketlerin (bundan böyle “Levi’s” olarak anılacaktır) ürünlerini Hollandalı tüketicilere pazarlarken tedarik zincirindeki çalışma koşullarına ilişkin yanıltıcı beyanlarda bulunduğudur. Davaya, Levi’s ürünlerini bu yanıltıcı beyanlara dayanarak satın alan dört bireysel tüketici de katıldı.

Levi’s, hem çevrimiçi platformlarda hem de Hollanda’daki mağazalarında tüketicilere yönelik çeşitli açıklamalar yaptı. Bu açıklamalar; sorumlu üretim uygulamaları ve işçilerin sendikaya serbestçe katılma hakkı başta olmak üzere temel haklarına saygı gösterildiği yönündeydi. Söz konusu beyanların amacı, tüketicilere etik değerlere bağlı bir markadan alışveriş yaptıkları izlenimini vermekti.

Tüketiciler, bu iddiaların yanıltıcı olduğunu 2025 yılında, CCC’nin yalnızca Levi’s için üretim yapan Türkiye’deki bir fabrikada işçilere yönelik ağır baskıları gün yüzüne çıkardığı bir kampanya başlatmasıyla öğrendi. Daha iyi çalışma koşulları için barışçıl biçimde protesto yapan işçiler, il düzeyindeki güvenlik güçlerinin şiddetiyle karşılaştı ve akabinde işten çıkarıldı. Yüzlerce işçi hâlâ tazminat talep etmektedir. İşçi Hakları Konsorsiyumu’na (Worker Rights Consortium) ve Levi’s’in kendi davranış kurallarına göre şirketin, işçilerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik bu ihlalleri gidermesi gerekiyordu.

Davaya katılan tüketicilerden Patrick van Klink konuya ilişkin şunları söyledi: “Levi’s bana sosyal sorumluluğa önem verdikleri izlenimini verdi. Türkiye’de yaşananları öğrendiğimde kendimi yanıltılmış hissettim ve artık bu satın alma kararımla gurur duymuyorum. Levi’s, verdiği sözlere sadık kalmalı.”

Levi’s tedarikçisinde dört yıl çalışmış, etkilenen işçilerden Funda Bakış ise yaşadıklarını şöyle aktardı: “Örgütlenme hakkımızı kullandığımız için işten çıkarıldık. Evde yedi kardeşimle birlikte yaşıyorum. Bir noktada en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamaz hale geldik. Ailemle birlikte çok zor zamanlar geçirdik. Levi’s’ten yardım istedik ama sesimizi duymadılar.”

İşçilerin savunucuları, başta bağlı oldukları sendikalar ve CCC olmak üzere, Levi’s’ten defalarca harekete geçmesini talep etti; ancak sorun hâlâ çözüme kavuşturulamadı. CCC Türkiye temsilcisi Bego Demir, durumu şöyle değerlendirdi: “Levi’s kotlarını üreten işçilerin gerçekliği ile markanın kamuoyuna sunduğu tablo arasında büyük bir uçurum olduğunu kendi gözlerimle gördüm.”

CCC kampanyacısı Emma Vogt ise konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Hollanda hukuku, tüketicileri yanıltıcı beyanlara karşı korur. Bu davada, Levi’s’in açıklamaları ile kendi davranış kurallarını ve uluslararası çalışma standartlarını açıkça ihlal eden uygulamalara verdiği yanıt arasında belirgin bir çelişki bulunmaktadır. Bizim açımızdan Levi’s’in Türkiye’deki işçiler için durumu telafi etmesi, yanıltıcı reklamcılığını düzeltmenin en doğru yoludur.”

CCC şu an mahkemede ilk duruşma tarihini beklemektedir. Sivil toplum kuruluşu, Levi’s’in yapıcı bir diyaloga yeniden girmek istemesi halinde buna açık olduklarını da vurguladı.

SOMO ise süreci; olgusal araştırma ve hukuki strateji geliştirme konularında katkı sunarak desteklemektedir. Kuruluş, hukuki temsilci ya da davacı taraf sıfatıyla yer almayacak ve usule ilişkin adımlar atmayacak olsa da, destekleyici rolünü sürdürmektedir.

SOMO Stratejik Davalama Araştırmacısı Aintzane Márquez konuyu şöyle özetledi: “Şirketler tüketicilere yönelik beyanlarda bulunduğunda, bu beyanların doğru olması gerekir. Aksi takdirde hukuki itirazla karşılaşabilirler. Bu dava, tüketicilerin de sürece dahil olabileceğini ortaya koyuyor. Doğru bilgiye erişim talep ederek, şirketlerin açıklamalarının üretim sürecindeki işçilerin gerçekliğini yansıtmasını sağlamaya katkı sunuyorlar.”

Levi’s, CCC ve SOMO adına gönderilen ihtarname mektubunun ardından Mart 2026’da söz konusu açıklamaların büyük bölümünü kaldırdı. Ancak dava, bu adımın geçmiş yıllarda Hollandalı tüketicilerin yanıltıldığı gerçeğini değiştirmediğini ve kamuoyunda kalan bazı açıklamaların hâlâ yanıltıcı nitelik taşıdığını ileri sürmektedir.

Levi’s aleyhine açılan bu dava, SOMO ile CCC’nin moda markalarının tedarik zincirlerindeki çalışma koşullarına ilişkin yanıltıcı iddialarını inceleyen ortak araştırmasının bir parçasını oluşturmaktadır. Her iki kuruluş, Hollanda Tüketiciler Birliği (Consumentenbond) ile birlikte sosyal denetimler ve sertifikaların yanıltıcı biçimde kullanımına ilişkin bulgularını daha önce Hollanda Tüketici ve Piyasalar Otoritesi ile paylaşmıştı. Otorite de “sosyal yıkama” (social washing) uygulamalarını önlemeye yönelik tedbirleri inceleyeceğini açıklamıştı.

Kaynak ve görsel: SOMO